şekiller, gölgeler, hatta lekedir. Yoksa gördüğünü aynen tuvale yansıtmak değil.
Kompozisyon, İmzalı, Serigrafi, ED.134/400, 42 x 33 cm Fikret Mualla, Hakkı Anlı, Abidin Dino, Selim Turan, Remzi Raşa, Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon ve Albert Bitran ile beraber Paris Türk Ekolü pentür sanatçılarındandır. Arbaş, Paris yılları sırasında sanatta öne çıkan birçok akımı inceleme fırsatı bulmuş ancak bir akımı benimsemektense kendi kişisel dilini yaratmayı tercih etmiştir. Resimde yenilik ve yıkımların peşinde değildir, onu resim sanatını kesintisiz ve kendini yenileyen çizgisi ilgilendirir. Avni Arbaş, formlarının detaylarını eriterek renk lekeleriyle figürü ayrıntılardan temizlenmiş olarak, yalın bir dille vermeyi sever. Bu yaklaşım onu soyutla figüratif resim arasında bir noktaya yerleştirir. Sanatçı, yapıtlarının çoğunda hayatının o döneminde, kendisi için en önemli olan öğeyi seçer ve bu öğeyi resimlerinde motif olarak kullanmayı tercih eder. Arbaş, karşısında gördüğü figürü değil, belleğinde renk ve ışık olarak kaydettiği imgeleri resmeder, algıladıklarını yorumlayarak bir sanat yapıtına dönüştürür. Arbaş’a göre resim “şekiller, gölgeler, hatta lekedir. Yoksa gördüğünü aynen tuvale yansıtmak değil.” · 42 × 33 cm
Nadide künye bilgilerini geldiği gibi yayımlar; hakikilik, atıf ya da değer hakkında bir iddiada bulunmaz.