Untitled
İsimsiz, Tuval üzerine yağlıboya, 25 x 25 cm Figüratif resim alanında çalışan Hakan Cingöz, üretimlerinde bellek, gündelik yaşam ve kent deneyimi üzerine yoğunlaşır. Akademik altyapısı ve uzun yıllara yayılan sergi pratiği doğrultusunda, bireysel deneyim ile toplumsal hafıza arasındaki ilişkiyi çok katmanlı bir görsel dil üzerinden araştırır. Temasın Hafızası: Sergide yer alan bu üç resim, birbirinden bağımsız anlar gibi görünse de aynı sorunun etrafında dolaşıyor: Bizi birbirimize ve yaşadığımız dünyaya bağlayan şey nedir? Üst üste konan eller, paylaşmanın ve güvenin en yalın biçimini; avuç içinde taşınan kırmızı yumak, kuşaklar arasında aktarılan görünmez bağları; ağaca sarılan çocuk ise insanın doğayla kurduğu içgüdüsel yakınlığı temsil ediyor. Sanatçı bu resimlerimde gündelik yaşamın sıradan görünen anlarını, ortak hafızamızı taşıyan simgelere dönüştürmeye çalışıyor. Çünkü bazen bir elin dokunuşu, küçük bir yün yumağı ya da bir ağaca sarılan çocuğun sessizliği, uzun cümlelerin anlatamayacağı kadar güçlü bir hikaye taşır. Bu çalışmalar, temasın yalnızca fiziksel değil; belleği, sevgiyi ve aidiyet duygusunu da kuşaktan kuşağa aktaran görünmez bir dil olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor · 25 × 25 cm