İçeriğe geç
Ahmet Güneştekin

Ahmet Güneştekin

1966 · Turkish

Ahmet Güneştekin’in Anadolu efsanelerini görsel paradigmalar halinde ele alan resimler dizisi, bu efsanelerin birer yerel mitos olarak kaynaklandığı toprağın geleneklerini daima göz önünde tuttuğundan “anlatı”nın kültürel kimlik boyutlarını görselleştirmekte kendisiyle yabancılaşmamaya özen göstermiştir. Batılı resim tekniklerini kullanırken, bu tekniklerin anlatıya uygun düşecek yönlerini saklı tutmakla beraber, onu dekor çeşnisine uygun bir yapısallık içinde düşünür, hazırlığını ona göre yapar. Derine kaçacak olanın, görsel paradigmanın özüne göre yol alması gerektiği görüşündedir. O nedenle mimari yapının duvarlarını süsleme güdüsü, onun resimlerinde içten içe kendini duyurur. Dekoratiflik ön düşüncesinden yola çıkmamış olsa bile, bunu saklı bir amaç paralelinde kullanır. Özellikle son dönem çalışmalarında, ikili (diptik) ya da üçlü kompozisyonların yanı sıra farklı boyutlarda şasiye germiş olduğu tuvallerini arkalı-önlü yerleştirmek suretiyle, içinde yer aldığı sergileme mekânına eylemsel bir gönderide bulunuyordu. Bu eylemsellik, resimlerin tek başlarına ifade ettikleri yüzeyci (satıhçı) anlayışı, resimleri konumlandırmakta kullanmaktan yana olduğunun göstergesidir. Resimde derinlik (perspektif) sonuç itibariyle bir yanılsama olduğuna göre, renk ve biçim sarmallarını yüzeye çekmekle çok kişi için eleştiri konusu olabilecek bu tavrını, tuvale yerleştirme bağlamında kırmaya çalışır. Bir çeşit konumlandırma (enstalasyon) olarak da yorumlanması mümkün olan bu konumlandırma, tabloların birbirleriyle ilişkilerinin, kapsamlı bir teşhir programına göre ele alındığı anlamına gelir. (Kaya Özsezgin)
1966 yılında Batman’da doğan Ahmet Güneştekin, çocukluğunun ilk dönemlerinden başlayarak dengbêjlerin anlattığı hikâyelerin ve söylediği şarkıların yarattığı ses dünyasının içinde büyür. Ses ve sözlerin sürekli tekrarıyla icra edildiği bu sözlü aktarımlardan etkilenerek genç yaşta mitolojik öğelerle tanışıp resim yapmaya başlar. 1997’de halen yaşamakta olduğu İstanbul’a taşınır. Beyoğlu’ndaki ilk atölyesinde, biçim, materyal ve yüzeyle ilişki kurma yollarını araştırarak farklı üretim teknikleri denemeye başlar. İşleri yaklaşık on yıllık bir sürece yayılan ve ülke genelinde yürüttüğü etnografik çalışmalarda elde ettiği bulgulara dayanır. İlk kişisel sergisi Karanlıktan Sonraki Renkler, mitolojik unsurları güncel öğe ve yapılarla birleştirme pratiğini gösterir. Saha araştırmalarında çocukluğunun masallarının ve seslerinin izini sürmek ve onları işlerinde yorumlamak üslubunun oluşmasında belirleyici olmuştur. Güneşin İzinde adlı belgesel dizisinde, maddi kültür alanını inşa eden ve güncel formları üreten geleneksel uygulamaları inceler. Belgesellerinde materyal olarak saha araştırması sırasında ürettiği fotografik ve sinematik görüntülerden yararlanır. Araştırmalarını yürüttüğü dönem boyunca yerel sanatçılarla ortak sergiler düzenleyip çocuklar için atölye çalışmaları yürütür. Araştırma sürecinde bu etkinliklere on bini aşkın çocuk katılmıştır. 2010 yılında Beyoğlu’ndaki Güneştekin Sanat Merkezi’ni kurar. Video, yerleştirme, resim ve heykel gibi çok çeşitli araçla çalışmaya başlar. Sanat hayatı boyunca sürdüreceği çok disiplinli bir yaklaşıma yönelir. Yüzleşme’de sergilenen tarihle iç içe geçmiş anıları çalıştığı eserleri, tarihin anlatılarını altüst ederek karşı-bellek işlevi görür. Sergi, Güneştekin’in İstanbul sanat çevresinde tanınmasını sağlar. Uluslararası izleyici onunla ilk olarak Venedik’te, video yerleştirmeleri kullandığı Bellek İvmesi sergisinde tanışır. Videonun fenomenolojisinin güncel hafıza politikalarıyla nasıl kesiştiğini araştırır, bu ifade aracının resmî tarih anlatılarına nasıl karşı-imgeler oluşturabileceğini gösterir. Marlborough Gallery, işlerini uluslararası düzeyde temsil etmeye başlar. 2014 yılında New York’taki Marlborough Gallery’de sergilenen işleri, girift ve ayrıntılı çizgi katmanları ve renk modülasyonlarıyla adeta tuvalden taşıyormuş hissi veren heykelsi formlardır. Optik yanılsamalar, geometrik soyutlamalar ve renk geçişleriyle birleştirdiği dışbükey ayna ve metal kafes gibi nesneleri işleyişi, mitolojik öğe kullanımıyla bütünleşir. La Pietà’da gerçekleşen Million Taşı, yerleştirme ve heykellerindeki biçimsel eğilimleri ve tarihsel kaygıları açığa çıkarır. Eserleri şimdiye kadar sessizliğe mahkûm edilmiş geçmişe dair hikâyeleri sunarken konvansiyonel anlatı biçimlerini ve tarih yazımını da eleştiriye tabi tutar. 2017’de Galerie Michael Schultz’un Berlin’de açtığı Güneş Yolu sergisi arşivinden seçilmiş işlerle on yıla yayılan sanatsal üretimini bir araya getirir. Kumaşa müdahaleyi de dahil ederek genişlettiği malzeme kullanımıyla mitolojilerin doğasını araştırır, yaşanmış deneyimlerin somutlaşmış hali olarak ele aldığı gündelik nesneleri manipüle eder. Yoktunuz adlı yerleştirmesinde, buluntu nesneleri kullanarak inşa ettiği yıkıntıyla bir hafıza mekânı oluşturur. Video çalışması Çürüme’de ise savaşın, çatışmanın ve yüzleşmenin anısını uyandırmak için sinemasal araçlar kullanır. Ölümsüzlük Odası’nda Göbekli Tepe’deki kazılarda ortaya çıkan buluntuların morfolojik ve anlamsal yönlerini araştırır. Yerleştirme, çocukluğunun masal ve seslerini sanatsal anlatım diliyle nasıl bütünleştirdiğini açıkça gösterir. Peç’te açılan Yansıma ve Yeniden Doğuş adlı tematik sergi, sanatçının işlerindeki optik yanılsama düşüncesinin Op Art akımı içerisinde izlediği yolu sunar. 2019 yılında Bank Austria Kunstforum Wien, hatırlama kültürüne ve gündelik nesneler üzerinden hatırlamaya adanmış yerleştirmelerini sergiler. Bakü’de açılan Belleğin Alfabesi sergisindeki yapıtları, çatışma, karşıtlık ve inkâr üzerine kurulu ilişki biçimlerini vurgular. Sergi, yeni bir yaşam politikası ve etiği olanağına doğru yönelmeyi önerir. Pilevneli Project’te gerçekleştirilen Hafıza Odası, farklı ifade araçlarından yararlandığı işlerini bir araya getirerek sanatçının çağrıştıran nesneleri kullanma biçimlerini, malzemeleri düzenleme ve üretme pratiğini sergiler. Bellek politikalarının sorgulandığı sergi, Güneştekin’in kişisel ve sıradan olanı siyasi ve toplumsal olgularla birbirine nasıl işlediğine odaklanır. (www.ahmetgunestekin.com)

Dış kaynaklar