Ayla Yakıcı
1955 · Turkish
1956 Rize doğumludur. 19 Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümünü bitirdi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde lisansını tamamladı, aynı okulun Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim dalında yüksek lisansını yaptı. Milli Eğitim Bakanlığında uzman olarak çalıştı. 2009 yılından itibaren Bilyay Akademide evrensellik ve soyut sanat kapsamında eğitimine devam etmektedir. Çocukların soyut düşünce ve estetik bilinç kazanmalarını amaçlayan Soyut resme başlarken isimli kitabı 2019 da Cinius yayınevinden çıktı. Sanat, estetik ve felsefe ile ilgili makaleleri çeşitli dergilerde ve ilk şiir kitabı 2009 yılında yayımlandı. Soyut resim eğitimi dersleri vermektedir.
Uluslararası Sanatçılar kataloğunda yer alıp yurt dışında ve yurt içinde kişisel, karma sergi ve fuarlara katıldı. Tüyap , Ankart , Lütfü Kırdar ve Hilton da sanat fuarlarına katıldı. Eserlerinden bazıları Dolmabahçe sarayı CKM, Tüyap, Green Park Otel ve Koleksiyonerlerde bulunmaktadır.
Sanatsal sürecinde; evrenin sonsuz hedefleri ile estetik var oluşu irdeler. Öz fonksiyon ilişkisinde ne neden niçin sorularını ruhsal özgürlüğünün dengelerinde arar. Kavramlar ve imgelerini içselleştirerek sonsuz hareket ve oluşum çeşitliliği yaratır. Biçimler ve ritimler enerjilerin zengin donanımlarını kendine çeker. İfadelerdeki anlamlar ışığın ve rengin zengin armonileriyle ahenklerde etki tepki dönüşümünü sağlar.
EVRENİN SONSUZLULUĞU VE SOYUT SANAT BİRLİKTELİĞİ
Evreni kavrayış yaratıcı sürecin geliştirilmesi ile iç içedir. Bilginin, varlığın evrensel dili, evrensel algı bütünlüğü, ruhsal ilerleyiş ve estetik disiplin, evrenin ve sanatın ortak dilidir. Evrenin sonsuz hedefleri ile yaratıcı sürecin sorgulanması; Evrenin sonsuz bilgi ve gelişim boyutunun da yorumlanmasını gerektirir. Bu aşamada evren ve sanat birlikte yol izler. Evren bütün ayrıntıları oluşumları, boşluğundaki dolulukları bünyesinde barındırır. Estetik var oluşumuz evrendeki dengeleri ve karşıtlıkları algılamayı zorunlu kılar. Bu aşamada sanat özellikle resim sanatı ve soyut resim idealizmi sorgular. Somut görünüşlerin ve gerçeklerin ötesindeki öz–biçim ilişkisini araştırarak çözümler kavramlaştırır.
Evrenin ve sanatın birlikteliği, ruhsal düşünceyi geliştirir yönlendirir ve insana çok yönlü bakış açısı kazandırır. Evrenin içindeki bütün biçimlenmeler ruhların ihtiyaçları ile ayarlıdır. Ruhsal gerçekçilik madde ötesi boyuttadır. Yaratıcı tesirler sevgi enerjisi ile donandıkça idrakler genişledikçe, arttıkça, hisler ve realiteler değişir kapsam kazanır. Öz varlığımız yoğunlaşmış enerji ile doldukça kendisine yön bulur. Her an özümüzü hatırlayarak ilerlemek, algıların arkasındaki anlamları algıdan kavrayışa geçmeyi ve bilme halini kuvvetlendirir. Duygularımızı sezgilerimizi ve dikkatimizi kullanarak an içinde özden kavrayışa geçmeliyiz. Yüksek şuur hallerinde zamanı genişleterek tesirler almalı dikkatimizi yüksek seviyeye çıkarmalıyız. Biz evrenin ışığında uyandıkça var olur sonsuz bilgileri kendimize çekeriz. Hedeflerimizi tanıdıkça kendimizi bilir, kendimizi hatırlar özümüzün sesini duyarız. İçsel hareketlerimiz dönüştükçe evrenin yaratıcılığını keşfeder , boşluk dünyasından anlam dünyasına çıkarız gerçek özümüz bizi yönlendirir. Bilmek değil anlayış bizi değiştirir. Kavramlarımız bilgilerin yorumunu değerlendirir. İmgeler kavramları derinleştirir. Sürekli yeni kalabilecek imajlar soyut bir olaydır. Tam düşünmede imgeler ve kavramlar bir arada kullanılır. Öz biçim bütünleşmesi sonsuz hareket, oluşum bütünlüğü ve özgürlük hali özümüzde ortaya çıkar. Ussal ve imgelerle düşünmenin dengelenmesi ile evrensel bilgi, düzen yasası, zıtlar kanunu ve dengenin oluşturulması soyut sanatında ana kaynağıdır.
Evrenin derinliği mutlak ve değişmez olan varlığın özüdür. Sonsuz bilgi ve gelişme sanatın çeşitlilik alanının da vazgeçilmezidir. Soyut sanatta, somut görünüşlerin ve gerçeklerin ötesinde zihnin ve duyguların aktif bir şekilde kullanımı önem kazanır. Soyut olan şey düşünsel varlık anlamına gelir. Kendi kendini ifade eden soyut sanat düşüncenin evren ile uyumluluğunu yaratıcı ruhunu soyut düşünceye yönelerek sağlar.
Soyut sanat da, iç alemimizin ve ruhumuzun isteklerine anlam veririz. Zihnimiz nesneye bağlı düşünceden uzaklaştıkça, özünü fikir zenginlikleri ile doldurur. İmajinasyon yeteneğimizi geliştirdikçe, düşüncelerimizi yeni arayışlara ve çeşitliliğin sentezine ulaştırırız. "Soyut, belli bir düzende toplanan birleşen çizgilerin renklerin duyguların duyumların fikirlerin bütün çeşitliliğini müziğin seslerinden ve ritimlerinden faydalanmak suretiyle duyguları duyumları fikirleri ifade eder."
Estetik eğitim ruhsal eğitimin temelidir. Estetik disiplinin geliştirilmesinde niteliksel kavramların, gözlemlerin ve izlenimlerin dönüştürülmesi esastır. Şuurumuzu, irademizi, dikkatimizi, gücümüzü geliştirdikçe yeni arayışlara yöneliriz. Neden sonuç ilişkileri ve kıyas bilgisi ile dengeleri birleştirdikçe problemleri çözümler yeni fikirlerle yoğruluruz. Ruhsal özgürlüğümüz dengelendikçe daha yüksek etkilerle yoğunlaşıp, algılarımızın ve kavramlarımızın hız kazanmasını sağlarız. Biçimlerdeki çok anlamlılık öz ve fonksiyon ilişkisi: renk ışık, müzik, ses ritim armoni ahenk bütünlüğü ile yoğruldukça estetik bilincimiz ve sevgi enerjimiz bizi kuşatır. Estetik realitemizi evrenin sonsuz yaratıcılığı ile bütünleştiririz. Her an yeni biçimler yaratma potansiyelimizi genişlettikçe yaratıcı disiplinimizi organize ederiz. Biçimler ritimler hareketler yaşayan canlı enerjiler olarak evrenin ve doğanın sanatsal yapısı ile örtüşür.
İletişimsel boyutta zihinsel algıların geliştirilmesi evreni deneyimleyen sanata sonsuz yaratım olanakları sunar. Ruhsal dünyamız sürekli yenilenir ve kendisini sonsuzluğa taşır. Gerçek sanat ruhsallığın izdüşümüdür. Sanatta evrenin sonsuz hedeflerini yakalamak ve sanatın dilini kullanmak ölçüdür. Evrende hiçbir biçimin kendini tekrar etmemesi, biçimler arasındaki farklılıkları değişimleri zenginlikler olarak sanata taşır. İfade, anlam, biçim arasındaki ilişkiler estetik realite deneyimlerimizdir. Zihinsel duygusal ve hareket merkezimizi birlikte kullanıp özümüzü keşfeder özgürlük alanımızı genişletir hedeflerimize yöneliriz. Biz artık görünen madde evrenini değil madde ötesi gerçekleri düşüncemize çekeriz. Evrensel değerlerimizi yücelterek devamlılık ve ahenklilik arasındaki bağı güçlendiririz. Kendimizi tanır davranışlarımızı olumlu yöne çeker ruhsal güvenlik ihtiyacımızı da besleriz.
Varoluşçuluğu irdeleyen soyut sanat ne, neden niçin sorularını varlık yorumunda değerlendirerek kavramlara ivme kazandırır. Bu aşamada bilgiler hareketin dönüşümünü öğrenme boyutunda kavramlar ve dengeler üzerinde temellendirir. Evrendeki oluşumlar, birlik ve bütünlükteki ahenk, bütünler içerisindeki çokluk, öz biçim arasındaki iletileri sanata aktarır. Evrende her şey ayrıntılarda saklıdır. Soyutluk ayrıntıları kavrayanın ruhsal dayanağıdır. Doğru yanlış güzel çirkin ayrımlaşması etkiler ve tepkiler olarak sanatın konu alanına girer. Karanlık ve aydınlık gece ve gündüz örtüşmesi; sanatta gizemli bir dil yaratarak romantizmin etkilerini de çağrıştırırlar.
Soyutta evrensel değerler karşılıklı yan yana gelerek var olur. Soyut ve somut birbirini bütünler. Soyut sanatın evrensel dili ışık ve renk duyumlarının bizdeki varlığı; Düzen, güzelliğin sevginin, canlılığın duyular üstü prensiplerin dışa vurumudur. Soyut sanatta evrensel kuralların ritim dengeleme hakimiyet ve ahengin kavramlarla imgelerle uyumu çok yüksek tesirlerin ve prensiplerin tezahürüdür. İfade, anlam biçim arasındaki ilişkiler, bizi evrensel düzen ve denge yasasına, estetik disiplini anlamaya kavramaya götürür. Biz artık görünen madde değil, madde ötesindeki gerçekleri düşüncemize çekeriz. Soyut sanatın da en temel noktası, var oluşu olan estetik değerleri yüceltiriz. Sanatta kavramlar içselleştikçe sanat her defasında kendi sanatını yaratır ve ruhsal bilinç konumlanarak ruhsallık madde ötesi boyutta algılanır. Öze dönüş kendine dönüş olarak yeni yaratımların coşkusu ile sonsuzluk evreninde; söz bir ses, ses bir çizgi, çizgi bir sonsuzluk, sonsuzluk bir varış, varış bir bitiş, bitiş bir başlangıç olur. Sanat ruhsal gücün ve düşünme gücünün gelişimi ile boyutlanır duygular imgeler ve kavramlar bilinç altı dünyası ile ilişkilendirilir. Rüyalar düşüncelere anlam yükleyerek hayal gücündeki hedefleri gün ışığına çıkartır. Sanat evrenin estetik varlığını dillendirerek kavramları ve imgeleri boyutlandırır. Duygu ve düşünceler; renkler ve sesler olarak sanatın konusu olur.Işığın ve rengin çeşitliliği, çok yönlü etkisi, ruhsallıkla odaklaşır. Müziğin ritimsel frekansları duyguların coşkularını harmanlar. Ruhsal ve sezgisel etkileri renk değerlerinde dengeleyerek kavramlaştırır. Estetik yönelişler, ışık ve renklerdeki zengin armonileri iç evrenin de sesi olarak sanata yansıtırlar.
Evrenin sonsuz oluşumlarını kendine çeken ruhsal varoluşun ve gelişimin doruk noktası olan sanat; Gerçek ötesi Boyutlarda var olmak yok olmak dönüşümünü, sanatın gerekçesi yapar. Gerçeğin gerçeği çağrıştırması ruhsal bilincin konumlandırılmasıdır. Evrenin sonsuz değişimlerindeki gerçekler gerçek ötesinin de vurguları olarak sanattaki hedefsel algılamaların çok yönlülüğünü dile getirirler.