Burhan Doğançay
1929–2013 · Turkish
Diğer yazımlar: Burhan Cahit Dogançay · Burkhan Dogansaĭ
Klasik resim kurgusunda gölgenin temel görevlerinden biri formlara üç boyutluluk kazandırmaktır. Nesnenin üzerine düşen ışığın yarattığı gölge, Doğançay’ın duvarları konu alan ilk çalışmalarından itibaren kendini gösterse de, 1975’ten sonra yavaş yavaş ön plana çıkar ve on yıl içinde kompozisyonu oluşturan temel “öğe” durumuna gelir.
Sanatçının “gerçek gölge”den hareketle ulaştığı “kurgulanmış gölgeler” onun hem derinlik duygusunu, hem de üç boyutluluk olgusunu nasıl yorumladığına ilişkin önemli ipuçları verir. Kuvvetli güneş ışığının yırtılmış afişler üzerine düşmesiyle rastlantısal olarak oluşan gölgelerin güzelliğinden etkilenen sanatçı, onların görsel etkileri ve açılımlarıyla ilgilenmeye başlamış, maketlerde yaptığı ilk denemelerinde yırtılmış yüzeylerin içinden dışarı doğru çıkan kurdele benzeri şeritlerin gölgelerini incelemiştir. Bu maketlerdeki kâğıt işlerinin güneş ışığı altında yarattığı gölgeleri dizgesel bir biçimde değerlendiren Doğançay, böylece yeni bir anlatım dilinin kapılarını aralamış olur. İlk bakışta kurdelelerin kendilerinden çok, gölgelerin ritmik yapısının dikkat çektiği bu dizide Doğançay, sıcak-soğuk renklerin birbirleriyle olan ilişkisini ve etkileşimini sorgulayarak elde ettiği sonuçları melez formlar oluşturacak biçimde yorumlamıştır. Bu diziye ait çalışmaların hemen hepsinde sanatçı hem kurdeleleri, hem de gölgelerini değişik bir söylem biçimi yaratacak denli farklı ele almış olsa da, kurdelelerin arkasındaki oksit sarısı zemin ile kurdelelerin iç yüzeylerinin beyazlığı değişmeyen iki özellik olarak karşımıza çıkar. Kimilerinde beyaz zemin üzerine morumsu kimilerinde siyah zemin üzerine siyah, kimilerinde de mavi üzerine koyu tonlu mavi gölgeler kullanması, sanatçının kompozisyona birbirinden farklı görsel yoğunluk kazandırmasına neden olur. Kimi kompozisyonda sağdan, kiminde soldan gelen ışık farklı imgelerin doğmasına olanak tanır. İzleyici ışığın nereden geldiğini ancak gölgelere bakarak algılayabilir. Kanımca bu dizinin en önemli niteliği, iki boyutlu bir yüzey üzerinde, kurdelelerin ve gölgelerin renkleriyle sağlanan karşıtlığın insanda gerçek üç boyutluluk yanılsaması uyandırmasıdır. Bunun sonucu sanatçı “salt soyut” a yönelir. Doğançay kendisine uygun anlatım olanaklarını araştırırken rastlantısaldan değil, “temellendirilmiş olgulardan” hareket ettiği için çalışmalarını belli bir kavramsal çerçeve içine oturtmayı başarmıştır.
Paris Üniversitesi’nde hukuk ve iktisat eğitimi gören Burhan Doğançay, 1953’te doktorasını yaparken Grande Chaumiére Akademisi’nde sanat çalışmaları yaptı. Türkiye’ye döndüğünde ise Ticaret Bakanlığı’nda Dış Ticaret Bölümü Özel Müdürlüğü’den Enternasyonal İzmir Fuarı başkanlığına, oradan İzmir Fuarı Müdürlüğü’ne ve Turizm Genel Müdürlüğü’ne atandı. Başarılarından dolayı Turizm ve Enformasyon Ofisi Müdürlüğü’ne atandığında ise kendi tercihiyle New York’u seçti. New York’ta çalıştığı esnada bir yandan da resim çalışmalarını sürdüren sanatçı 1964’te Paris’e atandığını öğrenince görevinden ayrılarak New York’ta kalmayı tercih etti ve tamamen resim çalışmalarına yöneldi. Bu tarihe dek figüratif resim çalışan sanatçı bir gün Manhattan’da yürürken rastladığı duvardaki afişin yırtılmış parçalarından esinlenerek sanatında değişikliğe gider. Manhattan’daki atölyesinde güneş ışığında oluşan gölgelerin izini yakalamaya çalıştığı kıvrımlardan doğan çalışmaları kaligrafik bir etki yaratır. Bu sıralarda Guggenheim Müzesi Müdürü Thomas Messer’in cesaretlendirmesiyle gölgelerin doğrusal kıvrımlarından hareketle bir grup metal heykel gerçekleştirir. 1969’da Metropolitan Sanat Müzesi’nde 20.yüzyıl sanatından sorumlu olan Henry Geldzahler’in desteği ile Tamarind Taşbaskı Atölyesi’nin bursunu kazanan sanatçının işlerindeki çıkış noktası duvarlardaki yazılar, resimler, sloganlar ve afişlerdir. 1965’ten itibaren pek çok ülke dolaşan Doğançay, gezdiği ülkelerdeki duvarları inceleyip, fotoğraflarını çekerek ve çeşitli biçimlerde kullanmıştır. Duvar resimlerini yaparken kolajdan, duvarlardan sökülmüş afiş, metal ve tahta parçalarından ya da işaret levhalarından faydalanarak, bunları kat kat açılan yüzeyler şeklinde kurgulamıştır. 1974’te resimleri UNICEF kartlarında kullanılmak üzere seçilmiş, 1976’da İsviçre’ye giderek bir süre burada çalışmıştır. 1983’de ise Fransa’nın ünlü Aubusson Fabrikası sanatçının desenlerini duvar halılarında kullanmıştır.
“Dünya Duvarları” projesi için 1976’dan başlayarak duvarlardan çektiği diapozitiflerin büyük bölümünü 1982’de Paris’te Georges Pompidou Merkezi’nde sergiler. 1990’ların başından itibaren pek çok seri gerçekleştiren Burhan Doğançay’ın, elbise, can simidi, sepet, ayakkabı, çanta, anahtar, çivi gibi gerçek nesneleri tuvale yapıştırarak kompozisyonlar kurduğu “İkili Realizm” dizisini bunlardan biridir. “Ev Boyacıları” dizisinde ise badanacıların duvarlarda yaptığı deneme boyalarından esinle renk lekeleriyle çalışmış ve bunların arasına metrekare ve fiyat hesapları yerleştirmiştir. “Formula 1” serisinde ise araba yarışları sırasında ilan tahtalarının sürücünün dikkatini dağıtmaması için siyah naylonla kapatılmasından esinlenerek tuval üzerine yerleştirdiği nesnelerin bir kısmını siyah naylonla kapatarak çalışmıştır. Bir diğer serisi olan “Grego’nun Duvarları”nda New York’un tuğla duvarları üzerindeki Grego imzalı duvar yazılarından esinlenir. 1993’te yaptığı “İsviçre Duvarları” serisinde İsviçreliler’in afişlerini özen göstererek yapıştırdıklarını ve duvarlarına zımbaladıklarını gören Doğançay bu seride gölgeler, zımbalar ve İsviçre hatıralarıyla iç içe tasarımlar uygulamıştır. Kent duvarlarının Doğançay için özel bir anlamı vardır: Bunlar zamanın akışının belgeleridirler, sosyal, siyasal ve ekonomik değişimi yansıtırlar, aynı zamanda doğa güçlerinin saldırılarına ve insanların bıraktıkları izlere tanıklık ederler. Doğançay’a göre, kent duvarlarını insan deneyiminin anıtları yapan ve kendi eserlerini zamanımızın bir arşivi haline getiren şey de budur.
Sanatçının eserleri: Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi gibi Türkiye’deki müze ve koleksiyonların dışında dünya çapında seksenin üzerinde sanat müzesinde bulunmaktadır. Bunlar arasında Belvedere (Viyana, Avusturya), The British Museum (Londra), Metropolitan Sanat Müzesi (New York), Rus Devlet Müzesi (St. Petersburg), Kunstmuseum Basel (İsviçre), Victoria & Albert Müzesi (Londra), Rockkefeller Sanat Merkezi Galerisi (New York) sayılabilir.
(Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi C.1 ; “Burhan Doğançay Retrospektif”, Nejat Eczacıbaşı Vakfı Yayını, 2001)
Klasik resim kurgusunda gölgenin temel görevlerinden biri formlara üç boyutluluk kazandırmaktır. Nesnenin üzerine düşen ışığın yarattığı gölge, Doğançay’ın duvarları konu alan ilk çalışmalarından itibaren kendini gösterse de, 1975’ten sonra yavaş yavaş ön plana çıkar ve on yıl içinde kompozisyonu oluşturan temel “öğe” durumuna gelir. Sanatçının “gerçek gölge”den hareketle ulaştığı “kurgulanmış gölgeler” onun hem derinlik duygusunu, hem de üç boyutluluk olgusunu nasıl yorumladığına ilişkin önemli ipuçları verir. Kuvvetli güneş ışığının yırtılmış afişler üzerine düşmesiyle rastlantısal olarak oluşan gölgelerin güzelliğinden etkilenen sanatçı, onların görsel etkileri ve açılımlarıyla ilgilenmeye başlamış, maketlerde yaptığı ilk denemelerinde yırtılmış yüzeylerin içinden dışarı doğru çıkan kurdele benzeri şeritlerin gölgelerini incelemiştir. Bu maketlerdeki kâğıt işlerinin güneş ışığı altında yarattığı gölgeleri dizgesel bir biçimde değerlendiren Doğançay, böylece yeni bir anlatım dilinin kapılarını aralamış olur. İlk bakışta kurdelelerin kendilerinden çok, gölgelerin ritmik yapısının dikkat çektiği bu dizide Doğançay, sıcak-soğuk renklerin birbirleriyle olan ilişkisini ve etkileşimini sorgulayarak elde ettiği sonuçları melez formlar oluşturacak biçimde yorumlamıştır. Bu diziye ait çalışmaların hemen hepsinde sanatçı hem kurdeleleri, hem de gölgelerini değişik bir söylem biçimi yaratacak denli farklı ele almış olsa da, kurdelelerin arkasındaki oksit sarısı zemin ile kurdelelerin iç yüzeylerinin beyazlığı değişmeyen iki özellik olarak karşımıza çıkar. Kimilerinde beyaz zemin üzerine morumsu kimilerinde siyah zemin üzerine siyah, kimilerinde de mavi üzerine koyu tonlu mavi gölgeler kullanması, sanatçının kompozisyona birbirinden farklı görsel yoğunluk kazandırmasına neden olur. Kimi kompozisyonda sağdan, kiminde soldan gelen ışık farklı imgelerin doğmasına olanak tanır. İzleyici ışığın nereden geldiğini ancak gölgelere bakarak algılayabilir. Kanımca bu dizinin en önemli niteliği, iki boyutlu bir yüzey üzerinde, kurdelelerin ve gölgelerin renkleriyle sağlanan karşıtlığın insanda gerçek üç boyutluluk yanılsaması uyandırmasıdır. Bunun sonucu sanatçı “salt soyut” a yönelir. Doğançay kendisine uygun anlatım olanaklarını araştırırken rastlantısaldan değil, “temellendirilmiş olgulardan” hareket ettiği için çalışmalarını belli bir kavramsal çerçeve içine oturtmayı başarmıştır.
Eserlerinin Bulunduğu Müze ve Kurumsal Koleksiyonlar
Abu Dabi Kültür Vakfı, BAE
Amon Carter Müzesi, Fort Worth, Teksas, ABD
Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi Koleksiyonu, Eskişehir
Bangladeş Ulusal Müzesi, Dacca
Bayerische Staatsgemaldesammlungen, Münih, Almanya
Belvedere, Viyana, Avusturya
Benaki Müzesi, Atina, Yunanistan
Bibliotéque Historique de la Ville de Paris, Fransa
Boston Güzel Sanatlar Müzesi, Boston, ABD
The British Museum, Londra, Birleşik Krallık
Brooklyn Müzesi, New York, ABD
Brooklyn Halk Kütüphanesi, New York, ABD
Brooklyn Tarih Topluluğu, New York, ABD
Carnegie Sanat Müzesi, Pittsburgh, ABD
Centre PasquArt, Biel, İsviçre
Centre Georges Pompidou, Paris, Fransa
Clark Sanat Merkezi, Ilinois, ABD
Cleveland Sanat Müzesi, Ohio, ABD
Colorado Üniversitesi, Denver, ABD
Çağdaş Sanat Müzesi, Gent, Belçika
Çağdaş Sanat Müzesi, Strasburg, Fransa
Çağdaş Sanat Müzesi, Üsküp, Makedonya
The Daniel A. Reed Kütüphanesi Sanat Koleksiyonu, New York, ABD
Doğançay Müzesi, İstanbul
Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, İstanbul, Türkiye
Farnsworth Sanat Müzesi, Rockland, ABD
Fotomuseum Winterthur, İsviçre
Frac Collection Aquitaine, Bordeaux, Fransa
Fred Hones Jr. Sanat Müzesi, Oklahoma Üniversitesi, ABD
Frederick R. Wiesman Sanat Müzesi, Minnesota Üniversitesi, ABD
Georgia Sanat Müzesi, Georgia Üniversitesi, ABD
Grafische Sammlung Albertina, Viyana, Avusturya
Grafische Sammlung ETH, Zürih, İsviçre
Greater Victoria Sanat Galerisi, British Colombia, Kanada
Grenoble Müzesi, Grenoble, Fransa
Grunwald Grafik Sanatlar Merkezi, Hammer Museum, Los Angeles, ABD
Güzel Sanat Müzesi, New York, ABD
Heckscher Sanat Müzesi, Huntington, New York ABD
Hiroşima Çağdaş Sanat Kent Müzesi, Japonya
Houston Güzel Sanatlar Müzesi, ABD
İsrail Müzesi, Kudüs
İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul
İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul
John & Mable Ringling Müzesi, Florida, ABD
JP Morgan Chase Sanat Koleksiyonu, New York, ABD
Kennedy Sanat Müzesi, Ohio Üniversitesi, ABD
Kunsten Modern Sanat Müzesi, Danimarka
Kunsthalle Mannheim, Almanya
Kunstmuseum Basel, İsviçre
Kunstmuseum Bern, İsviçre
Los Angeles Sanat Müzesi, ABD
Louisiana Sanat Müzesi, Danimarka
Maier Sanat Müzesi Randolph Koleji, Virginia, ABD
Marburger Üniversitesi Müzesi, Marburg, Almanya
Metropolitan Sanat Müzesi, New York, ABD
Michael C. Rockkefeller Sanat Merkezi Galerisi, New York Eyalet Üniversitesi, ABD
Michigan Üniversitesi Sanat Müzesi, ABD
Moderna Museet, Stockholm, İsveç
Museet for Fotokunst, Odense, Danimarka
Museum Bellerive, Zürih, İsviçre
Museum der moderne, Salzburg, Avusturya
Museum für Kunst und Gewerbe Hamburg, Almanya
Museum Moderner Kunst Stiftung, Ludwig Wien, Viyana, Avusturya
New York Kent Müzesi, ABD
New York Tarih Topluluğu, ABD
Newark Müzesi, New Jersey, ABD
Neuberger Sanat Müzesi, Purchase, New York, ABD
Palm Springs Sanat Müzesi, California, ABD
Reading Halk Müzesi, Pennsylvania, ABD
Rio de Janeiro Güzel Sanat Müzesi, Brezilya
Rose Sanat Müzesi, Brandeis Üniversitesi, Massachusetts, ABD
Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
Snite Sanat Müzesi, Notre Dame Üniversitesi, Indiana, ABD
Solomon R. Guggenheim Müzesi, New York, ABD
Sprengel Müzesi, Hannover, Almanya
Staatliche Graphische Sammlung München, Münih Almanya
Staatliche Museen zu Berlin, Berlin, Almanya
Staatliche Sammlungen Dresden, Dresden, Almanya
Staatsgalerie Stuttgart, Stuttgart, Almanya
Rus Devlet Müzesi, St. Petersburg, Rusya
Telfair Sanat Müzesi, Georgia, ABD
Toledo Sanat Müzesi, Ohio, ABD
Ulusal Güzel Sanat Müzesi, Santiago, Şili
Ulusal Sanat Galerisi, Washington, ABD
Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi, Amman, Ürdün
Victoria & Albert Müzesi, Londra, Birleşik Krallık
Walker Sanat Merkezi, Minneapolis, ABD
Whitney Amerikan Sanatı Müzesi, New York, ABD