Füreya Koral
1910–1997
Füreya Koral, Türkiye’de modern seramik sanatının başlaması ve gelişip tanınmasında öncü bir kadındır. Selçuklularla Anadolu’ya giren geleneksel seramik sanatımıza kültürü, çok yönlü sanatçı kişiliği ve ürettiği kendine özgü modern seramiklerle farklı bir soluk getirmiştir. Şakir Paşa Ailesi’nde yetişmesi, bir Cumhuriyet kadını olması, Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın çevresinde yer alması, devrimleri görmesi ve köklü, kültürlü bir ailede yetişmesi sanatının zeminini hazırlamıştır. Kendi deyimiyle seramik onun için bir iş, bir çalışma değil bir yaşam biçimidir. Seramiğin içinde, seramikle birlikte yeniden kitaplar, müzik, şiir, edebiyat ve tiyatro vardır onun yaşamında. Seramikle iç içe olmak tüm yaşamını kaplamıştır. Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı konumundaki Füreya Koral, geleneksel anlamda süregelen seramikçiliğimizi çağdaş boyuta taşıyan, “seramik sanatı” sınıflandırmasını toplumumuza tanıtan ve bunu gerçek hayata geçirmiş bir sanatçıdır. Eserleri hep yalın bir anlatım içinde olup, hepsini bir ifade aracı olarak kullanmayı başarmıştır. O, seramiğin ateşten oluşan ana kraliçesi olarak belleklerde ve seramik sanatında yerini çoktan almıştır.
Füreya Koral, Paris’te 1951 yılında üç boyutlu, çoğunluğu duvar panolarından oluşan ilk seramik sergisini açar. Bu serginin içinde resimleri, litografi çalışmaları da vardır. Paris’teki sanat eleştirmenlerinden ve sanatçılardan olumlu eleştiriler alır. Füreya’nın sergisinden bir eleştirmen, “Füreya’nın, bu Türk sanatçısının sergisi, Doğu ile Batı kültürünün bir sentezidir.” diyerek Füreya’nın sanatına dikkatleri çeker. Artık tamamen seramikçi olmaya karar veren Füreya Koral, aynı yıl İstanbul’a döner ve yanında seramik fırınını, boyalarını da getirir. Paris’te açtığı sergi, Füreya’nın Anadolu’sunu yansıtmaktadır. Bu ilk sergisinde hat sanatından, Türk işlemelerinden esinlenilen duvar panoları yer alır, bazı panolar da Mevlevi dervişlerinin semalarını yansıtır gibidir. Türkiye’ye döndüğünde ikinci sergisini 1951’de İstanbul’da, Türkiye’nin ilk sanat galerisi olan Maya Sanat Galerisi’nde açar. 1950’li yıllar Türkiye’de sanayileşme ve kalkınma yolunda önemli adımların atıldığı yıllardır. Füreya Koral, Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı olarak Türkiye’nin ilk seramik sergisini açmıştır. Füreya Koral yine ilkleri yaşamaya devam eder. 1951’in sonlarında evinde ilk seramik atölyesini de açarak Türk halkını ve aydınını seramik sanatıyla tanıştırır.
Öğrenim hayatının bir kısmını Fransa’da geçiren Koral, üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde tamamladı. Sağlık problemleri nedeniyle tedavi için İsviçre’ye gitti. Bu dönemler sanata olan meylini güçlendirmesi açısından önemlidir. İsviçre’de ve Paris’te resim, heykel ve seramik çalışmalarında bulunan sanatçı Türkiye’nin ilk kadın seramik ve çağdaş seramiğin öncüsü olması nedeniyle önemli bir şahıstır. Aynı zamanda gazetelerde eleştirmenlik yaptığı ve çevirilerde bulunduğu da bilinmektedir. Yurtdışındaki atölyelerde çalışmalarını büyüten sanatçı, Maya Galerisi’nde açtığı ilk kişisel sergisinden sonra yurda geri döndü. İstanbul’da kendi seramik atölyesini açan Koral, pek çok sanatçı yetiştirdi. 1951 yılından günümüze kadar yurtiçinde ve yurtdışında toplam 32 sergi açtı, eserleri pek çok müzenin kalıcı koleksiyonuna eklendi ve ödüllere layık görüldü.
Sanatçının en büyük özelliği seramiğin ana malzemesi olan kili, özgün yorumunu sunmakta bir araç olarak kullanmasıydı. Bu tutumu 1950’lili yıllara kadar Batı dünyasında bile yaygın olmayan bir üsluptu. Füreya Koral’ın çağdaş öncülüğü bu anlamda önemlidir. Çalışmalarıyla seramik sanatını dünyaya açmış, bunun yanında geleneksel sanatımız çiniyi yine çağdaş bir yorumla yeniden Türk mimarisine kazandırmıştır. Duvar resimleri, pano ve şömine üstüne çalışmalar yapan sanatçı, 1960 yılında Ankara’da bir otele 1966 yılında İstanbul Ziraat Bankası’na ve daha pek çok otele panolar yaptı. Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere dönemin önemli isimleriyle yakın dostluk içerisinde olan Koral, açmış olduğu atölyesinde Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Abidin Dino ve dayısı Cevat Şakir Kabaağaç gibi ünlü isimleri ağırladı. Çalışmalarıyla ve düşünceleriyle insanları doyuruyordu. Yazar Ayşe Kulin sanatçının hayatını ele aldığı biyografi romanında açıkça dile getirdiği ifadeler ile Koral’ı bize anlatmaktadır. Sanatçı eserlerini oluştururken folklorik öğelerden yararlanmış, eski çevre motiflerinden, nakışlardan, yazı sanatlarından esinlenmiştir. Hitit sanatının etkilerinin görüldüğü eserlerinde çağdaş yorumu onu her zaman farklı kıldı. Seramikleri her zaman Anadolu kokan resim havasındadır. Devamlılığı görülen eserlerinde hep bir pentür tadı gözlenmektedir. Tabakları evin iç dekorasyonunda bir araç olarak kullanmış, bu tabaklara kuş, balık, baykuş gibi figürler işlemiştir.
Shown in tr